Denizden Gelen Sağlık

Çok sayıda önemli yağ asidi, protein, vitamin ve mineral içerdiği belirtilen su ürünlerinin, vücutta önemli biyokimyasal ve fizyolojik değişimlere neden olduğu, özellikle omega–3 ve omega–6 yağ asitlerinin koroner kalp hastalığı ve kanser gibi bazı önemli hastalıklardan koruduğu belirtildi. Araştırma sonuçlarına göre balığın faydaları saymakla bitmiyor. Araştırmalar sağlıklı bir yaşam için hafta iki öğün balık yenmesini tavsiye ediyor, deniz ürünleri ile beslenmenin kalp hastalıklarından ölüm riskini yüzde 36 oranda azalttığını ortaya koyuyor.

 

1- Deniz ürünleri, protein, D vitamini ve Omega-3 ve faydalı elementler açısından mükemmel bir besin kaynağıdır.
Su ürünleri tüketimi fazla olan toplumların ortalama yaşam süresinin yüksek olduğu birçok araştırmada karşımıza çıkmıştır. Su ürünlerinde yüksek miktarda bulunan omega–3 yağ asitlerinin anne karnından başlayıp hayatımızın sonunda kadar alınması sağlık açısından oldukça önemli olan yağ asitleridir. Sağlıklı kemik gelişimi için gerekli olan mineraller kalsiyum ve fosfordur. Diğer bir zorunlu ihtiyaç D vitaminidir. Bu mineraller metabolizmayı düzenlerken, vücuttaki her hücrenin işlevini yerine getirmesini sağlayan ana maddelerdir.

 

2- Deniz ürünleri İçerdiği fosfor, sülfür, vanadyum gibi mineraller sayesinde gebelik döneminden hayatımızın sonuna kadar büyümeyi ve dokuların iyileşmesini sağlar.
Vitaminler insan sağlığı açısından oldukça değerlidir. Eksikliğinde vücudun sağlıklı gelişimi, sindirim bozuklukları ve bağışıklık sisteminde bazı sorunlar çıkmaktadır. Su ürünleri vitamin içeriği yönünden A, D ve K vitaminini hem etlerinde ve hem yağlarında bulundurmaktadır. Bunun yanı sıra B grubu vitaminlerinden bazıları içinde iyi kaynaklar olarak kabul edilirler. Büyüme ve gelişme için A, D, K ve B vitaminleri gerekli olduğundan çocuk diyetinde deniz ürünleri bulundurulması önemlidir. A vitamini eksikliğinde kolon kanseri, mide ve prostat kanseri gibi kanserlere neden olduğu gibi D vitamini eksikliği de kemik kanserine neden olmaktadır. Deniz ürünlerinde en zengin bulunan vitaminlerden olan D vitamini kemik gelişiminde ve kalsiyumun emiliminde etkilidir. Ve gıdalar arasında D vitaminin en iyi kaynağı deniz ürünleridir.

 

3- Bakteriyel enfeksiyonlar, kanser gibi hastalıklarla mücadeleye katkıda bulunur.
Amerikan kanser araştırma kurumu yaptığı bir çalışmada fiziksel aktivite ile birlikte su ürünlerini içeren sağlıklı bir diyetin kanser riskini azalttığını belirtmiştir. Doymamış yağ asitleri ile önlenebilen, geciktirilebilen veya hafifletilebilen hastalıklar; koroner kalp hastalıkları ve inme, yeni doğanlarda zorunlu yağ asitleri yetersizlikleri retina ve beyin gelişiminde, otoimmüm hastalıkları (nefropati, lupus), chrohn hastalığı, meme, kolon, prostat kanserleri, hipertansiyon, romatoid artrit, alzheimer ve astımdır. Tüm bu özellikleriyle beraber su ürünleri neredeyse yok sayılabilecek karbonhidrat içeriği, protein kaynağı oluşumu ve vitamin özellikleri ile çok sağlıklı ve vücut gelişim döneminde de tüketilmesi özellikle istenen besin maddesidir.

 

4- Kandaki kolesterolü düzenleyici etkisiyle kalp krizinin önlenmesinde önemli rol oynar.
Deniz ürünleri tüketimi fazla olan toplumlarda kalp damar hastalıklarına daha az karşılaşılması birçok araştırmada ortaya çıkmıştır. Deniz ürünleri, kırmızı ete oranla daha az yağlıdır ve bazı özel yağ asitleri içerir. Epa ve dha adı verilen bu özel asitler, et, süt, peynir gibi diğer hayvansal besinlerde yoktur. Bu yağ asitleri kan pıhtı oluşumunu engelleyerek, atardamarın tıkanmasını önler, Kalp krizi ve felç riskini azaltır, tansiyonu düşürür. Bu nedenle şeker hastalarının, kalp hastalığı ve felç riskinden daha çok etkilendikleri için diğer insanlara göre daha fazla balık yemelidirler,

 

5- Deniz ürünleri ile beslenerek obezite ve ortaya çıkardığı rahatsızlıklardan korursunuz.
Obezitenin KKH, kanser, diabet, gibi birçok hastalığın başlangıcını oluşturduğu yapılan çalışmalarda ortaya konmuştur. Bu denli önemli olan ve önlenebilen obezite, su ürünlerini de içeren bir diyetle tedavi edilebilir ya da oluşmadan engellenebilir. Deniz ürünlerinin diğer hayvanlara göre genel olarak daha az yağlı oldukları bilinir, bu nedenle kilonun sağlıklı düzeyde tutulabilmesine yardımcı olur. Deniz ürünleri bu özelliğinden dolayı zayıflama diyetlerinin vazgeçilmez besinidir, Deniz ürünleri nişasta ve yağların parçalanarak vücutta kullanılmasına yardım eder.

 

6- Depresyon ve şizofreni tedavisinde önemli rol oynar.
Günümüzde beslenme ile depresyon tedavisi yöntemlerinde de balık diyette kullanılarak tedaviye destek olunabilmektedir. Omega-3 düzeyinin düşmesi depresyon, şizofreni sorunların ortaya çıkmasına neden olur. Deniz ürünleri tüketen insanlarda zihinsel gelişimin arttığı gözlenmiştir. Japonya’da günlük balık tüketimi kişi başına 100 gram olduğu için depresyona yakalanma oranı binde 12 gibi çok düşük bir oranda görülmektedir.

 

7- Göz içinde basınç artması nedeniyle meydana gelen körlük tedavisinde faydası vardır.
Omega-3 yağ asitleri yaşlılıkla birlikte gelen görme kaybına karşı savaşıp, yenileme sürecini desteklemektedir.

 

8- Güçlü bir hafızaya sahip olmak için deniz ürünleri tüketin.
Son zamanlarda yapılan bir çalışmaya göre alzaimer hastalığını Omega–3 yağ asitlerinin önleyebildiği saptanmıştır.

 

9- Deniz Ürünleri Ağırlıklı Beslenerek Yıllara Meydan Okuyun
Özellikle de somonun antioksidan (vücuttaki zararlı maddelerin gelişimini durduran) madde DMAE (Dimethylaminoethanol) içerdiğine işaret edilirken, bu maddeyi de ‘yüzü sıkı ve diri tutan, mükemmel cilt formu sağlayan büyülü silah’ olarak görüyor. Ciltte sarkmayı önlediğini vurguluyor. Bunun yanında yanık tedavisinde kullanılmaktadır.

 

10- Kemik Gelişimi ve Diş sağlığınızı Deniz Ürünleri ile Koruyun.
Sağlıklı kemik gelişimi için gerekli olan mineraller kalsiyum ve fosfordur. Diğer bir zorunlu ihtiyaç D vitaminidir. Bu mineraller bir araya geldiklerinde kemik ve dişleri güçlendirir. Romatizmaya bağlı eklem ağrılarını azaltır. Fosfor, vücuttaki her hücrenin işlevi için alınması gerekli olan bir mineraldir. Deniz ürünleri kalsiyum, fosfor, D vitamini açısından oldukça zengindir. Bu özelliği nedeniyle kemik erimesi sorununu yaşayan ve menopoz dönemindeki kadınların deniz ürünleri ağırlıklı beslenmesi gerekir.

 

11- Şeker Hastalarının Tedavisinde Kullanılır.
Yapılan klinik çalışmalarda bu durum balığın içerdiği omega 3 yağ asitlerinin kan basıncı ve kandaki yağların düzeylerini düşürerek, insulin direncini azaltabilme yeteneği ile açıklıyor. Balık yağı, kötü huylu kolesterolü düşürerek kalbin korunmasını sağlar. İçerdiği omega 3 yağları kanı inceltir, kalp ritmini düzenler.

 

12- Saçlarınıza Deniz Ürünlerinleri ile Beslenerek Bakım Yapabilirsiniz.
Balık, karides ve mideye gibi deniz ürünleri saç köklerini güçlendiren ve hormonları dengelemeye yardımcı olan çinko içerir. Erkek tipi saç dökülmesinde çinko eksikliyle sık karşılaşılmaktadır.

 

13- Hamilelik Sürecinde Deniz Ürünlerinin Önemi
Deniz ürünleri, cenin ve bebeğin normal gelişimi için beyin zarının yüzde 15-20, gözde retina tabakasının da yüzde 30-60’ının oluşmasına yardım eder. Omega-3 yağ asitlerinin tüketilmesi ile düşük, erken doğum ve düşük doğum ağırlıklı bebeğin doğma riski önemli ölçüde azalabilir. Gözde retina tabakasının da yüzde 30-60’ının oluşmasına yardım eder.